Gezgin Hasan, Ünlü Sahra Çölünü 42 Günde Bisikletiyle Yedi Bitirdi

Bisikletiyle 3 yıl boyunca Afrikayı karış karış dolaşan gezgin Hasan Söylemez, 42 gün boyunca yol aldığı sahra çölünü nihayet bitirdi.

hasan söylemez

Çölde ölmüş deve ve eşek leşlerinden başka bir şey olmadığını ve hatta canlı yaşamı bile görmenin çok zor olduğunu resmi hesabından açıklayan

Hasan Söylemez şöyle yazdı:

“Sahra Çölünü bisikletimle 42 günde 1850 km pedal çevirerek geçmeyi başardım! (Yolculuğun sadece çöl kısmı bu kadar digerini hesaba katmıyorum) Bu yolu bir daha geçmeyi düşünürsem dövün beni! Hatta eşeği çöle yollayın, o gelene kadar yaş meşe odunuyla dövün! İnsanın içinde aşkla tutunduğu bir hayali, gayesi olmasa gerçekten katlanılacak gibi değil! Zaten bu yüzden burayı bisikletle geçen kişi sayısı çok az!

hasan söylemez sahra çölü

Özellikle son bir haftadır Sahra Çölünün Moritanya bölümü resmen işkence gibiydi. Dünyada en seyrek insan görülen bir bölgeden bahsediyorum. Bırakın insanı, geçtiğim bazı yerlerde ölmüş deve ve eşek leşleri gördüm. Bu leşleri yemeye gelen parazit bile yoktu! Güneş altında sıcaktan eriyerek kuma karışıyorlardı! Bazı yerlerde ise mola verdiğim vakitler asfaltın üzerinden bile ayrılmaya cesaret edemiyordum. Her an ya akrep ya da akrebe benzeyen dev sarı örümcekler bir yerlerden çıkabiliyordu. Bir örümcek yorgunluk atmak için uzattığım ayaklarımın üzerinden geçtiğinde yüreğim ağzıma geldi, öyle bir sıçradım ki, en az bir metre yükselmişimdir 🙂

Gezgin Hasan, Ünlü Sahra Çölünü 42 Günde Bisikletiyle Yedi Bitirdi

Bir taraftan da kum fırtınası ve rüzgarla boğuşuyordum. Rüzgar hiç arkamdan esmedi, hep solumdan ve karşımdan esti. Kum fırtınaları ise gözümü açmama bile izin vermiyordu. Havada uçuşan o minik kristal kum tanecikleri rüzgarın da şiddetiyle savrulunca açıkta kalan yerlerime çarptıklarında canımı acıtıyordu. (Kum fırtınasının nasıl bir şey olduğunu fotoğrafı yaklaştırarak üzerimdeki tişörte baktığınızda uçuşan kumları görebilirsiniz) Bisikletin jant tellerine ve fren diskine çarpan kumların çıkardığı seslerden duyduğum ritimsiz melodilerle kendimi teselli ediyordum.

Bazen hava sıcaklığı 40 dereceyi buluyordu. Dilin damağa yapışması deyiminin ne olduğunu bizzat yaşadım! Dil damağa yapışmıyor ama boğaz kuruduğunda yutkunmazsanız boğazınız birbirine yapışıyor! Batı Sahra’da esen rüzgar serindi ama burada öyle sıcak ki, üç dakikada bir dilimle dudaklarımı ıslatmazsam onlar da birbirine yapışacaktı. Çay icin su ısıtmama gerek bile kalmıyordu, yanımda taşıdığım sular zaten biraz daha ısınsa kaynamaya başlayacaktı! Su içme ihtiyacınızı hiç sıcacık suyla gidermeye çalıştınız mı? Çölde hep sıcak su içtim! Yemek pişirmeyi hiç denemedim. Daha önceki deneyimlerimden biliyorum, içi kum doluyor ve yiyemiyorsun. Daha önce stokladığım ekmek arası sandviçler ve bisküviler iyi geliyordu. Gece olduğunda ise dondurucu havayla boğuşmak zorunda kalıyordum. Çadır kurmak mümkün değildi! Rüzgar uçuruyor her şeyi. Birkaç benzin istasyonu vardı yolumun üzerinde oralara sığınıyordum geceleri.
Bir ara bisiklete sırtımı dayayıp kum fırtınasından korunmaya çalışırken yanımdan kamyon geçti, kamyonun rüzgarı da eklenince 60 kiloluk bisiklet üzerime devrildi. Bisikletin altından zar zor çıkıp ayağa kalktığımda bu defa rüzgar beni savurdu. O an ki çaresizliğime ağlamak üzereydim. Bazı anlar öyle bezdim ki, kameranın kayıt tuşuna basmaya bile üşeniyordum. Lanet olsun biran önce kurtulayım buradan diyordum. Fırtına dinip güneş kum bulutlarının arasından görünmeye başladığında ise sanki hiçbir şey olmamış gibi yüzümde salak bir gülümsemeyle yola devam ettim.
Evet, rüzgar gibi gelip geçti ve çektiğim onca sıkıntı bir anda yok olup gitti! Sahra Çölünü nihayet bitirdim! Gerçi son 150 km çöl kaldı ama bunu yol saymıyorum çerez diye çitlerim. 🙂 Moritanya’nın başkenti Nouakchott’tayım. En az 20 gün burada kalıp hem dinleneceğim. Hem Fransızca öğreneceğim hem de “Hayallere Yolculuk” belgeselinin birinci bölüm montajını yapacağım. Ardından Senegal ve diğer yeşil ülkelere yolculuk devam edecek. Sağlığım yerinde, moralim yine yüksek! Canlı yayın yapamayabilirim. İnternet çok zayıf. Buluğum ilk fırsatta sizi haber edeyim istedim. Herkese selamlar, sevgiler. “

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here