PAYLAŞ
İbn-i Batuta

İbn-i Batuta: 19.yüzyıldan sonra Avrupa ve Amerikalıların üzerine kitaplar yazdığı ve yakından tanıdığı, Seyahatnamesinde Anadolu Türklerinden çok fazla bahsettiği halde Türkiye’de neredeyse hiç tanınmayan Orta Çağın ve tüm zamanların gelmiş geçmiş en büyük seyyahlardan biri olan Tancalı İbn-i Batuta….

İbn-i Batuta, asıl adı Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim Levâtî Tancî. 25 Şubat 1304 günü Fas ülkesinin küçük şehirlerinden birisi olan Tanca şehrinde dünyaya gelmiştir. Berberi kabilesinden olup çok zengin bir ailenin çocuğuydu. 20 yaşına gelip seyahatlerine başlayana dek çok iyi eğitim gördü. 22 yaşına geldiğinde Hac farizasını yerine getirmek için Mekke yollarına düştü ve çok gençti. Yolda yaşadıklarını macera tutkusu ve azmiyle birleştirince artık geri dönülemez bir şekilde yola revan olduğunu anladı ve Dünyayı gezmeye başladı.

İbn-i Batuta çok dindar bir Müslümandı. Yola ilk çıkış hikayesi ise tamamen dini duygularla Mekke’yi görmek ve Müslüman alimlerle tanışıp onların sohbetlerine katılmaktı. Henüz o yıllarda Sömürgeci Avrupalılar Afrika, Orta doğu ve Uzak Doğu hakkında yeteri kadar bilgiye sahip değilken, İbn-i Batuta tüm bu kıta ve ülkeleri dolaşıp ve yazma becerisini göstermiştir.

İbn-i Batuta henüz 20 yaşında Mekke’yi görmek ve hacı olmak için yola çıktığında Fas’tan doğruca Mısır ülkesinin şimdiki başkenti Kahire kentine gelmiştir. Fakat sonradan Kahire’den ayrılıp Mekke’ye doğru gittiğinde bazı kabilelerin iç savaş çıkardığını ve Mekke’ye varamayacağını anlaması uzun sürmemiştir. Geri Kahire’ye dönmüştür. Kahire’de tanıştığı esrarengiz bir adam ona Suriyeyi görmeden hac farizasını yerine getirmenin nasip olmayacağını söylemiştir. İbn-i Batuta ise bu kahine inanıp Şam’a doğru yola çıkmıştır. Şam yolculuğu sırasında hem Ramazan ayı oruçlarını bu ülkede tutmuş hemde Kudüs, Beytülahim ve El Halil gibi kentleri görme fırsatını yakalamıştır. Sonrasında ise Medine yolu üzerinden Mekke’ye varmış ve hacı olmuştur.

Artık yolculuklar başlamıştır…

İbn-i Batuta bundan sonraki hayatında 3 defa hac farizasını yerine getirecektir ama bu ilk Mekke’ye gelişinde şunu çok iyi anlamıştır.

Artık geri dönmek istemiyordur ve Dünyanın diğer ülkelerini görmek için can atıyordur.

Yolculuklar için artık gerçek anlamda hazırdır….

Devamı gelecek….

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen, Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz