PAYLAŞ

Efe Tanay, Nam-ı diğer Seyyar Kalem. Türkiye’nin en önemli ve sıra dışı gezginlerinden birisi. Sadece gezgin değil; Halen Rusya’da Politika sosyolojisi üzerine Doktora yapıyor, sporcu, 4 dil biliyor (Birisini de öğreniyor), Avrupa şampiyonasında Türkiye’yi temsil etti. 42 km maraton yarışı koşan hem de fitness yarışmasına katılan her dalın sporcusu. Büyük bir hayvan sever ve gezgin, vs.

Aslında daha pek çok özelliği var. Kendisiyle keyifli bir röportaj yaptık. Sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Röportajı okuyunca Efe Tanay’ın cevaplarından tıpkı bizim gibi çok etkileneceğinizi garanti ediyoruz.

İnstagram : Seyyar Kalem
Facebook : Seyyar Kalem
İnternet Sitesi: Seyyar Kalem

  1. Efe tam bir spor düşkünüsün, 4 yabancı dil biliyorsun, avukatsın ama politika sosyolojisi doktorası yapıyorsun ve dünyayı geziyorsun. Bize kendinden bahseder misin? Kimdir Efe Tanay ya da nam-ı diğer Seyyar Kalem?

Ankara ve İzmir’de büyüdüm, İstanbul’da iş hayatına atıldım ama doğum Diyarbakır. Ayrıca Baba tarafından Rizeli, Anne tarafında da Erzurum ve Karslılık var. Türkiye’nin güzel bir harmanı olarak çıktığım bu yola dünyanın harmanı olarak devam ediyorum. Türkiye’de ve İtalya’da hukuk bürolarında çalıştım ama seyahat, spor ve yabancı dile ilgi ezelden beri var. Küçükken atletizmde derecelerim vardı, sonra okçulukta Türkiye şampiyonu olacak kadar ilerledim ve milli takıma girdim. Hırvatistan’daki Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil ettim. Çok küçüktüm ve Hırvatistan sadece 3. ülkemdi, bir gün bu rakamın 60 olacağını hayal edemezdim. Sonra sporda daldan dala atladım, dünya haritası üzerinde de öyle oldu, hobilerimde de, yaptığım işlerde de… Ama yabancı dillerde daldan dala fazla hızlı atlayamıyorsunuz, bir dilde roman okuyacak kadar ustalaşmak çok zaman alıyor.

HAYATA SIĞDIRDIKLARIMIZ ÖNEMLİ

  1. Efe neden seyahat ediyorsun? Sence bu bir gereklilik mi? Evde oturan daha mı az yaşıyor?

Seyahat etmek zamanla bağımlılık yapıyor galiba. Bütün okul hayatım boyunca en kısa tatilde bile yerimde durmadım ama hayatım sadece seyahatten de ibaret olmadı. Gezip, keşfetmeyi hayatın içine harmanlamak gerek. Ayrıca hiç seyahat etmediğim dönemler de oldu. Mesela, anneciğim kanserle mücadele ederken 2,5 yıl içerisinde sadece 1 kere yurt dışına çıktım.

Evde oturan daha mı az yaşıyor diye sormuşsunuz. Evde oturduktan sonra çok yaşasak neye yarar? Ne kadar uzun süre hayatta kaldığımız değil, o süreye neler sığdırabildiğimiz asıl önemli olan.

GEZGİNİN TANIMI BANA GÖRE….

  1. Sence gezgin ne demek? Turistten bir farkı var mı? Bir insan sırf diğerlerinden daha fazla geziyor diye gezgin mi oluyor?

Hem okumak, hem gezmek gerekli ama benim bu ikiliye katmak istediğim önemli bir şey daha var; insanlarla tanışmak. Bu üçünü hakkıyla yapmazsanız gittiğiniz yer size sadece güzel bir profil fotoğrafı ve sonradan çöp olacak eşyalar bırakır. Benim için önemli olan anı toplamak ve bilgi edinmek. Turist grubu veya turla ile hiçbir yere gitmedim ama kesinlikle gitmem diyemiyorum ne yazık ki, çünkü Kuzey Kore’ye girmenin ikinci bir seçeneği yok! Uzun süredir detaylı araştırdığım bir konu bu. Hatta bir önce ki gün Moskova’da bir acente ile enine boyuna görüştüm bu konuyu. Kuzey Kore’de rehbersiz bir yere adım atmaya kalkmanız, ajan damgasıyla hapse girmeniz için yeterli bir sebep. Orası için bir istisna yapacağım artık.

Gezginin tanımı benim gözümde; öğrenerek, keşfederek gezen kişi. Turla ya da tursuz… Önemli olan gittiğiniz yeri anlamak.

Efe Tanay Budist Tapınağında Kalırken.
  1. Seyahatlerine ilk ne zaman başladın? Ne hissediyordun o zaman?

12 Yaşında tek başıma hiçbir Türkün olmadığı bir dil okuluna göndermişti ailem. O şekilde bir ay İngiltere’de kaldım. Kaç yaşında olursanız olun yeni yerler görmek, yeni şeyler öğrenmek ufkunuzu geliştiriyor. Yeter ki, yeniliklere açık olun, insanlarla tanışın.

Efe Tanay Afrika Seyahati

BAKMAK VE GÖRMEK FARKLI ŞEYLER

  1. İngilizce, Rusça, İtalyanca biliyorsun. Şimdi de Fransızca öğreniyorsun. Pek çok gezgin seyahatlarde ingilizceye bile gerek yok derken senin bildiğin bu dillerin seyahat anlamında sana katkıları oluyor mu?

Her dil gerçek manada bize yeni bir dünya açıyor. Bir dili ve o dilin kültürünü derinlemesine öğrenenler ne kastettiğimi çok iyi anlıyordur. Gittiğiniz ülkedeki insanlarla kültürel, politik veya tarihi muhabbetlere dalmak ufkunuzu turistik yerleri görmekten daha çok açar. Mesela, Kazakistan’da bir aile benimle sokakta tanışıp kaldığım bütün süre boyunca beni evlerinde ağırlamışlardı. Bu tamamen Rusça bilmem sayesinde oldu. Botsvana’da da benzerini yaşamıştım ve bu da tamamen derin İngilizce muhabbetin getirdiği bir samimiyetle olmuştu. Ama yine de İngilizce bilmeden de dünyayı dolaşabilirsiniz, sadece bakmanın ve görmenin farklı şeyler olduğunu unutmayın.

Efe Tanay Afrika Seyahati Sırasında
  1. Orta çağın bilinen en eski gezginleri olan İbni Batuta, Marco Polo ya da Evliya Çelebi genellikle kitaplarında hep gittikleri ülkede güzel ağırlanmanın çok önemli olduğundan bahsedip, layıkıyla ağırlanmadıkları ya da kendilerine ilgi gösterilmeyen ülkeleri karalama yolunu tercih etmişlerdir. Senin böyle takıntıların var mı? Yani illaki gittiğim yerde, güzel ağırlanmamışsan ya da gittiğin şehri beğenmediysen kötüleme gibi huyların var mı?

Bir yeri güzel kılan insanlarıdır. Doğası da, tarihi de, mimarisi de mükemmel olsa insanlarla ilişkileriniz ağzınızda kötü bir tat bıraktıysa, o ekşilik baktığınız yerlere de yansıyor ya da pek bir şeyin olmadığı bir ülke sırf güzel insanları sayesinde ilgi odağı olabiliyor. Türkiye her iki açıdan da güzel, mükemmel tarihi yerlere ve doğa harikalarına sahip ama gelen turistler daha çok misafirperverliği övüyor çünkü ilk cümlemde dediğim gibi; bir yeri güzel kılan insanlarıdır.

Yine de her yerde iyi ve kötülerin olduğunu unutmamak lazım. Bir ülkede kötü bir anı yaşadıysam onu bütün ülkeye ve insanlara mal etmiyorum. Örneğin Zambiya sokaklarında paramı çalan bir dolandırıcı kovalamıştım ama yine de Zambiya benim gözümde harikulade bir yer.

Efe Tanay Çin Seddi Seyahati
  1. Özellikle çok beğendiğin ve tavsiye ettiğin ülke ya da şehir var mı? Tam terside hiç önermediklerin var mı?

Seyahat konusu açılıp da bu iki soruyu sormayan olmadı sanırım ama benim bunlara net bir cevabım yok.

Efe Tanay Moğolistan Seyahati

ERMENİ ASKERLERLE SINIR GEÇTİM

  1. Gittiğin ülkelerde sana vize vermeyen ülkeler oldu mu? Olduysa ne yaptın hamle olarak?

Laos’ta sınırdan döndürmüşlerdi. Gidişimden kısa süre önce kural değişmiş. Komşu ülkeden vize alıp yinede girmiştim. Biraz süre kaybı ve bir dolu hikaye oldu tabii. Ayrıca Gürcistan’dan savaşla ayrılan Güney Osetya’ya ajan sandıkları için almamışlardı. Yıkık dökük, ‘hiçbir şeyin olmadığı bir yer burası neden girmek istiyorsun’ denilerek uzunca sorguya çekilmiştim. Olaylı bir seyahatti, gece yarısı artık Güney Osetya’ya giremeyeceğim belli olunca Rusya’daki Kuzey Osetya’ya geçmiştim. Ayrıca Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki tartışmalı bölge Dağlık Karabağ’a gidişim de adrenalin dolu oldu. Aslında Ermenistan’ın bir parçası gibi olsa da uluslar arası hukuk bu şekilde tanımlamıyor ve gittiğim dönemde oraya ayrı bir vize almam gerekmişti. Yalnız aldığım vizeyi kimse kontrol etmedi bile. Başkent Erivan’dan, Karabağ’a vasıta bulamayıp bir araba dolusu Ermeni askerle yola çıkmıştım, sınırı da o şekilde geçince kimse vize bile sormadı, aldığım vize de damga bile vurulmadan bana kaldı.

Efe Tanay Mısır Seyahati
  1. Bazen gezgin arkadaşlar sosyal medya hesaplarında canlarını sıkan okurlarının mesajlarını yayınlayıp bu tip insanlardan bıktık şeklinde mesaj yayınlıyorlar. Sende bu tarz durumlar var mı? Hiç canını sıkan okurun oldu mu, olduysa karşılık verdin mi?

Blogun başarısı takipçi sayısıyla eş tutuluyor, birçok blogger da takipçi çekebilmek için ne yazık ki basitliklere kaçıyor. İlgi çekmek için olmadık paylaşımlar yapıyorlar ve gezmekten, okumaktan bir haber insanları topluyorlar sonrada topladıkları o suni kalabalık söylediğiniz gibi canlarını sıkan yorumlar, mesajlar yazıyor. O tip takipçiler fotoğrafın altındaki 3 satırlık açıklamayı bile okumadan küfür yazabiliyor. Ben kültürlü bir takipçi kitlesi oluşturduğumu düşünüyorum. Akıllı sorular, mantıklı mesajlar alıyorum ve hepsine de cevap yazıyorum.

  1. Halen Rusya Moskova’da yaşıyorsun. Moskova’yı sevdin mi? Şuan Rusya vizesi 150 dolar ve sence bu para ödenip Rusya’ya gelmeli miyiz? Neler söylemek istersin bize Rusya hakkında?

Rusya ile yaşanan uçak krizinden önce Türkler vizesiz girebiliyordu. Bu güzel bir ayrıcalıktı çünkü Amerikalılar veya Avrupalılar bile Rusya’ya vize almak zorunda. Rusya görülmesi gereken bir yer ama sadece vize için 150 dolar da çok para tabii ki.

Efe Tanay ve Usain Bolt

SEYAHAT VE POLİTİKA YÖNLERİM FARKLI

  1. Efe Cumhuriyet’te ve Aydınlık’ta siyasi yazılarında var. Fakat seyahat bloğunda ya da sosyal medya hesaplarında siyasete neredeyse hiç girmiyorsun. İkisini özellikle mi ayırıyorsun? Sence seyahat ve siyaset farklı şeyler mi?

Doktoramı politika sosyolojisi üzerine yapıyorum ve politikayı çok yakından takip ediyorum. Sadece Türkçe değil, Rusça ve İngilizce de çok yazım yayımlandı hatta İtalyan medyasına da İtalyanca röportaj vermiştim, uçak krizi döneminde. Seyahat farklı yönüm, politika farklı bir yönüm ve seyyar kalem seyahat sayfası olarak kalmalı. Ama seyahat ve siyaset biz istesek de birbirinden ayrılmıyor. Bir önceki soruda konusu geçtiği gibi Türkiye politikası, Rusya seyahatine etki etti. Ayrıca Myanmar’a gittiğimde de politika ve seyahat etkisini farklı bir açıdan hissetmiştim.

Efe Tanay – Zambiya Zimbabve Sınır Şelale Gezisi
  1. Efe, bir avukat olarak, Türkiye’ye temelli dönüp mesleğine kaldığın yerden ne zaman devam edeceksin?

Dönme planım yok, tekrardan avukatlık yapacağımı da sanmıyorum, dahası Rusya’da ne kadar daha kalırım onu da bilmiyorum. Sonra ki ülke neresi olur, onu da bilmiyorum…Bildiğim tek şey nerede yaşayacağımı bilmediğim.

2 YORUMLAR

  1. Hayat şekli çok güzel. Gezmek görmek güzel şeyler. Tabi arkadaşa hayat biraz cömert davranmış. Kendiside çalışıp cabalayinca güzel bir ürün ortaya çıkmış. Tebrik ederim.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen, Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz